Pazartesi, Temmuz 22

Her yıl onlarca insanın ölümüne neden oluyor! Rip akıntısı nasıl ortadan kaldırılır? – En son hayat haberleri

İstanbul Boğazı ve Karadeniz kıyılarına çarpan akıntılar yüzücüler için boğulma dahil pek çok tehlike oluştururken, uzmanlar güvenlik tedbirlerinin olmadığı kumsallarda yüzme yapılmaması gerektiğini vurguluyor.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Uzun, her yıl yüzlerce kişinin şelalede boğularak hayatını kaybetmesine neden olan akıntı sorununu AA muhabirine değerlendirdi.

RIP AKIMI NEDİR?

“Rip akıntısı, sığ kıyı şeritlerinde görülen, kıyıdan açık denize doğru akarsu gibi ilerleyen hızlı, kısa süreli bir akıntı türüdür. Akıntının genişliği genellikle 8-10 metre ile 20-30 metre arasındadır. uzunluğu 70-80 metreden 200-300 metreye kadar, akıntının süresi 40-50 saniye ile 2-3 dakika arasında değişmektedir. Akıntının hızı genellikle saniyede 1-2 metre civarındadır, ancak hangi yöne doğru yüzerseniz yüzün. Bu akıntı çoğu yüzücü için zordur. Bu nedenle rip akıntılarına “çekme akıntıları” da denir.

RİP AKIŞI NASIL OLUŞUR?

“Rip akıntısı iki farklı faktörün bir araya gelmesiyle oluşur. Bunlardan ilki kıyı bölgesinin yapısı, diğeri ise dalgaların birbirine paralel ilerlemesi sonucu sık sık meydana gelen dalgalardır. Açık deniz, kıyıdaki kayalara veya mendireklere çarpar, hareket şekilleri kesintiye uğrar ve kıyıda biriken su, dalgaların altından kıyıya doğru hareket edecek kadar büyük bir miktara ulaştığında, ileri doğru atılan sular kıyıda birikmeye başlar. yerçekiminin kontrolü, kıyının alt kısmından veya ön kıyıdaki çatlaklardan kıyıya dönerek rip akıntıları oluşturur.

Rip akıntıları özellikle Türkiye’nin Karadeniz kıyılarında sıklıkla tartışılsa da bazı kıyı şekillerine bağlı olarak diğer denizlerde de görülmektedir. Bu alanlar genel olarak kayalık kıyılar, dalgakıranlara yakın yerler ve sahillerde deniz altında oluşan kıyı şeridindeki gedikler olarak sınıflandırılabilir. Örneğin Şile’nin rip akıntıları nedeniyle boğulmaya yatkın kıyıları kayalık bir yapıya sahipken, Sinop-Sarıkum ve Samsun-Atakum gibi plajlar ön kıyıdaki gediklerle öne çıkıyor.

DENİZDE ONARIM AKIŞI OLUP OLMADIĞINI NASIL BİLİRİZ?

“Yeterli eğitim almış iyi bir gözlemci, rip akıntılarını kolaylıkla tanıyabilir. Özellikle kumsallarda meydana gelen rip akıntıları, yerdeki kumu karıştırıp daha bulanık bir görünüm kazanır. İyi gözlemciler, rip akıntılarını bu farklılıktan yola çıkarak tanıyabilirler. Ancak bu eğitimi almamış kişilerin rip akıntılarını tanıması zordur. Hatta açıkta hareket eden rip akıntıları karaya doğru ilerleyen dalgaları keserek daha sakin bir su yüzeyi oluşturur. Bu bölgeye doğru ilerlerken kendilerini akıntının içinde bulurlar.

Temelde önemli olan rip akıntısını görsel olarak tanımak değil, bu akıntının doğasını bilmektir. Akıntı hızlı bir şekilde gerçekleşir ve maksimum 2-3 dakika gibi kısa bir sürede biter. Şu anda kıyıda yapılacak pek bir şey yok. Ancak akıntıya kapılanlar için hayati bir durum söz konusudur. Yaygın inanışın aksine, rip akıntısı yüzeyden derinliğe değil, kıyıdan açık denize doğru hareket eder ve yüzücüleri açık denizdeki yolu boyunca hızla taşır. “Suda olsam, ayakta ve kıyıya yakın olsam bile bana hiçbir şey olmayacak.” Bu düşünce asla doğru değildir. Bu akıntı diz boyu suda insanların karadan bağlantısını kesebilir. Bu nedenle en önemli şey akıntıya kapılan yüzücünün nasıl davranacağını bilmesidir.”

RIP’E YAKALANAN YÜZÜCÜLER NE YAPMALI?

“Burada son derece basit ve pratik bir ipucumuz var. Akıntıya kapılan herkes sakin olmalı, suyun üstünde kalmalı ve mümkünse karaya doğru değil yanlara doğru yüzmeli. Akıntı 2-3 dakika sonra biteceğinden yüzücü, Karaya doğru güvenli bir şekilde yüzebiliyor. Ayrıca kıyıdaki insanlardan da yardım isteyebiliyor. “Ya da durumu fark eden cankurtaranlardan ve diğer yüzücülerden yardım isteyebilir.”

DENİZE NEREDEN GİRMELİYİM?

“Burada önerimiz plaj güvenliği tescilli (sarı-kırmızı bayraklı) plajlarda yüzmenizdir. Bu plajlarda gerekli donanıma sahip cankurtaranlar görev yapmaktadır. Ayrıca açık deniz tarafında genellikle şamandıralara bağlı güvenlik şeritleri bulunmaktadır. Bazıları Akıntıya kapılan insanların büyük bir kısmı bu şeritlere tutunarak akıntıdan kaçabiliyor. Öte yandan bu şeritlerin düzeninin bozulması cankurtaranların dalgakıranlardan en az 30-40 metre uzakta durmaları halinde akıntıyı daha kolay tespit etmelerine yardımcı oluyor. Rüzgarda ve dalgalarda yüzmemeli, yetkililerin bu konudaki uyarılarına kulak vermelisiniz, yalnız yüzmemelisiniz, özellikle çocuklar yüzme bilen kişilerle ve mümkünse ebeveynlerinin yanında yüzmelidir. Yüzerken kıyıda birisinin olması ve denizde olduğunuzun farkında olması gerekir.

Rip akıntısı ölümlerinin azaltılmasında eğitimin önemi açıktır. Öncelikle tüm vatandaşlarımızın ilköğretimde mümkünse yüzme eğitimi alması gerekiyor. Bu eğitim sırasında rip akıntılarının özellikleri ve yakalanma durumunda nasıl davranılması gerektiği anlatılacak; Mavi bayrak, kırmızı bayrak, sarı bayrak ve yeşil bayrak gibi plaj bayraklarının anlamları ve ilk yardım eğitimi gibi bilgiler verilmelidir. ??????”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu
Antalya Haber Sunucu
meritking